Vincenzo Montella'nın 2026 Dünya Kupası için 35 oyuncu seçmesi, oyun tarzı ve sistemine dair yeni tartışmalar başlattı. 2018'den beri Türk milli takımında bulunan Montella, takımın yeni bir kimliği kazanması için büyük çaba sarf etti ve oyuncular arasında belirli bir uyum sağladı. "9 numarasız" sistemi, 2024 Avrupa Futbol Şampiyonası'nda çeyrek final ekipmanına kadar giden takımın performansıyla herkese kabul ettirdi.

Montella'nın yaklaşımı açıktır: milli takımı bir kulüb gibi yönetmek istiyor ve saha içi ve saha dışındaki faaliyetlere eşit öneme sahip olmak istiyor. Bu yaklaşım, kendi açıklamalarında ve TFF Başkanı'nın ifadelerinde net olarak hissedilebilir. Samet Akaydın gibi bazı oyuncuların kadroya alınmasının nedenleri sıklıkla oyuncuların saha dışında katkısı üzerine odaklanan açıklamalarla cevaplandırılır.

Montella, takımını 13-14 oyuncu çekirdeği üzerinde yönetir, 35 oyuncu seçmesine veya 20 oyuncu seçmesine bakılmaz. Ancak bu yöntem, Dünya Kupası 2026'ya katılma ve Avrupa Şampiyonası çeyrek finali gibi başarıları sağlarsa, milli oyuncu havuzunun etkinliği konusunda bazı soruları ortaya koyar. TFF yerli oyuncuların gelişimine odaklandığında, Süper Lig'ten milli kadroya alınan oyuncu sayısı sınırlıdır. Bu durum, Türk oyuncuların uzun vadeli gelişimini engelleyebilir.

Montella'nın oluşturduğu sıkı sistem, genç Türk oyuncuların milli kadroya seçilme çabalarını azaltabilir. Bu konuya çözüm bulmak için, TFF yabancı oyuncu kurallarını daha esnek hale getirir veya şu anki yaklaşımının sürdürülebilir olup olmadığını kabul etmelidir.

COMMENT: Montella's system seems to be working, but at what cost to young Turkish talent? Is the TFF ready to adapt and foster a new generation of homegrown players? Or are we just kicking the can down the road?