Güncelleme Tarihi:

Türkiye Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, Eskişehir Kültür Yolu Festivali açılış programının ardından gazetecilerle bir araya geldi. Bakan Ersoy'a masada, Eskişehir Valisi Erdinç Yılmaz, eski Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı ve AK Parti Eskişehir Milletvekili Fatih Dönmez, eski Aile ve Sosyal Politikalar Bakanı ve AK Parti Eskişehir Milletvekili Ayşen Gürcan, AK Parti Eskişehir Milletvekili İdris Nebi Hatipoğlu, AK Parti Eskişehir İl Başkanı Gürhan Albayrak, AK Parti MKYK Üyesi Mürsel Çavdar eşlik etti.

Bakan Ersoy, basın mensuplarıyla bir araya geldiği toplantıda, turizm stratejisi, kültürel miras çalışmaları ve uluslararası etkinlikler hakkında değerlendirmelerde bulundu. Türkiye'nin turizmde krizlere karşı dayanıklı bir yapı oluşturmayı hedeflediğini belirten Bakan Ersoy, Türkiye Turizm Tanıtım ve Geliştirme Ajansı (TGA) ile birlikte tanıtım faaliyetlerinin güçlendirildiğini, ürün ve destinasyon çeşitliliğinin artırıldığını ifade etti.

Bakan Ersoy, Türkiye'nin "istikrar adası" konumunu koruduğunu vurguladı. Savaş ortamına rağmen yurt dışı rezervasyonlarında yeniden hareketliliğin başladığını söyledi. Kültür Yolu Festivalleri'nin şehir ekonomilerine katkısına dikkat çekti ve Formula 1 organizasyonu, halk plajı projeleri, kültür varlıklarının iadesi ve uluslararası tanıtım çalışmalarıyla Türkiye'nin küresel turizmde daha güçlü bir konuma taşındığını belirtti.

“TURİZMDE HEDEFİMİZ, SEKTÖRÜ KRİZLERE KARŞI DAYANIKLI HALE GETIRMKE”

Bu coğrafya çok güzel bir coğrafya. Geçmişte de krizler vardı, günümüzde de krizler var ve maalesef gelecekte de krizler olacak. O yüzden biz 2018'de turizm strateji değişikliğine giderken, öncelikle hedefimiz sektörümüzü krizlere bağışıklı hale getirmekti... Bu bağlamda 2019 yılında Türkiye Turizm Tanıtım ve Geliştirme Ajansı (TGA)’nı kurduk. Burada amaç istikrarlı, yoğun tanıtım yapabilmek, ardından ürün çeşitliliğine gitmekti. Eskiden turizmde deniz, kum ve güneş ön plandayken, bugün çok daha geniş bir yelpazeden söz ediyoruz. Yüz ürünümüz var ama altmış tanesini ön plana çıkarıp vurguluyoruz, çok yoğun ürün çeşitliliği yapıyoruz. On iki aylık kazı programları, Geleceğe Miras projesi bu nedenle hayata geçirildi. Kültürel miras alanında Türkiye'nin rakipsiz bir hazinesi var.

“GASTRONOMİYİ TURİZM STRATEJİSİNİN MERKEZİNE YERLEŞTİRDİK”

Eskiden gastronomiye turizmin tamamlayıcı bir unsuru olarak bakılırdı; ancak bugün artık turizm stratejimizin merkezinde yer alan temel bir bileşen haline geldi. TGA ile birlikte, Türk Hava Yolları gibi güçlü bir stratejik ortağa sahibiz. 350 noktaya direkt uçuş sağlayarak küresel erişimimizi genişletiyor. Yeni stratejimizle kaynak ve destinasyon çeşitliliğini de artırdık. THY'nin uçtuğu her nokta artık bizim için potansiyel bir hedef destinasyonu.

“200’E YAKIN ÜLKEDE TANITIM YAPAN, KRİZLERE DAYANIKLI VE ‘İSTİKRAR ADASI’ TÜRKİYE”

Eskiden altı yedi pazardan ziyaretçi alıyorduk. Şimdi 200’e yakın ülkede çok yoğun tanıtım yapan, kırmızı bayrağın üstü her noktadan ziyaretçi getiren bir ülke haline geldik. Krizlere karşı olan bağışıklığımız arttı. Savaşın kazananı olmaz, savaşta kaybetmedim diyen de olmaz. Herkesin savaş noktasına olan uzaklığı, savaşta almış olduğu pozisyona göre etkileşimleri oluyor. Ama Sayın Cumhurbaşkanımızın riyasetinde, Türkiye'nin izlemiş olduğu barışçıl dış politika çok etkili oluyor. İstikrar adası şeklinde olan Türkiye’nin yakın çevresinde son birkaç yıl içinde etkisi arttı.

COMMENT: This is a fantastic step forward for Turkish tourism! Placing gastronomy at the heart of their strategy could be a game changer. But let's see if they can keep up with the competition. Can Turkey maintain its "island of stability" in a volatile region? Only time will tell.