Bekleme sonunda bitti. 24 yıllık kalp krizi, umut ve boş vaatlerden sonra, Türkiye 2026 FIFA Dünya Kupası'na biletini aldı. Kırmızı-beyazlı milli takım, küresel sahada artık izleyici değil. Onlar protagonistler. Ve bu sefer sahne devasa: Kuzey Amerika'da üçlü ev sahipliği. Ama kendimizi ileriye taşımayalım. Şöhrete giden yol, zarafetten çok azimle döşendi.
Ateşten Geçen Yol
Antrenör Vincenzo Montella'nın katı taktik gözlemi altında milli takım sadece elemeleri geçmedi; bir engeli aştı. Avrupa elemeleri bir çalkantıydı. Şoku hatırlıyor musunuz? Evde İspanya'ya 6-0'lık ezici yenilgi taraftarları nefessiz bıraktı. Ama şampiyonlar çökmez. Uyum sağlarlar. Karşı saldırı yaparlar. Deplasmanda Bulgaristan'a 6-1'lik gürültülü zafer dalgayı tersine çevirdi. Sonra soğuk, sert hesaplama geldi: Gürcistan ve Bulgaristan'ı evinde yenerek ikinci sırayı garantilemek. Grubun son maçında İspanya ile gerilimli 2-2'lik beraberlik, 13 puanla rüyayı canlı tutmak için yeterliydi.
Ama gerçek drama play-off'larda patlak verdi. Tüpraş Stadyumu'ndaki yarı final bir kale gibiydi. Ferdi Kadıoğlu'nun tek golü Romanya'yı susturdu. Priştine'de Kosova ile oynanan final play-off sinirleri test etti. Kerem Aktürkoğlu önemli olduğunda vurdu, golu 1-0'lık zaferi mühürleyerek çeyrek asırlık susuzluğa son verdi. Sokaklar patladı. Millet nefes aldı.
D Grubu İçin Yıldızlar Hizalanıyor
Şimdi odak noktası şimdiki zamana kayıyor. Kadro bir yetenek takımı. Arda Güler, Kenan Yıldız, Hakan Çalhanoğlu ve Ferdi Kadıoğlu, Avrupa'nın elit kulüplerinde oynayan yeni gardi temsil ediyor. Hazırlık keskindi. Chobani Stadyumu'nde Kuzey Makedonya'yı 4-0 mağlup etmek tonu belirledi. Miami'de Venezuela karşısında 1-0 geriye düşen bile 2-1'lik zorlu bir galibiyetle sonuçlandı. Dayanıklılık yeni kimlik.
Kura onları ev sahibi ABD, Avustralya ve Paraguay ile D Grubu'na yerleştiriyor. Zor bir grup. Tehlikeli bir grup. Ama Türkiye'nin yanında tarih var. Daha önce burada oldular. 2002'de dünyayı şoke ederek yarı finale ulaştılar ve bronz aldılar. Bu kadro mirası taşıyor. Kaleciler – Altay Bayındır, Mert Günok, Uğurcan Çakır – hazır. Zeki Çelik ve Merih Demiral'ın liderliğindeki savunma sağlam. Çalhanoğlu ve Orkun Kökçü'nün yönettiği orta saha yaratıcı. Saldırı ölümcül.
Bu sadece bir dönüş değil. Bu bir beyandır. Dünya, lojistik kabuslar nedeniyle Türkiye'nin 1950 turnuvasını kaçırdığını izledi. 1954'te grup aşamasını geçti. 2002'de fethetti. Şimdi, 2026'da başka bir bölüm eklemeyi hedefliyor. Sahne hazır. Işıklar parlak. Ve Türkiye oynamaya hazır.
COMMENT: türkiye'nin bu kadrosu inanılmaz iyi rn tbh. 2002 ruhunu geri getirmek için her şeyi yapacaklar. şimdiden heyecanlıyım...
Comments